Haram lokma, Helal lokma Mesneviden…

2015-06-13 02:50:00

İnsanın ruhunu emziren iki ana vardır: Melek ve şeytan… Elbette meleğin de şeytanın da sütü olmaz. Bundan maksat onların vasfına uygun olan sıfatlardır ve mecazidir. Melek kimin ruhunu emzirirse o helâl kazanca ulaşır. Şehvet ve gazap gibi hayvanî kuvvetleri takviye eden gıdayı emziren de şeytandır. Gazap geldiğinde mümin insanın aklının üçte ikisi gider. Gıdası haram olanın ameli çirkin olur. Kimin ruhunu da melek emzirir ve kalbine yoldaş olursa o kimse ibadet ve taata ulaşır halim-selim olur adeta melekleşir. Şeytan kimi emzirirse isyana harama günaha şehvet ve gazaba haram lokmaya doğru meyleder. Şunu unutmamalıdır ki bir kimse nefsanî hazlara kapılarak isyan ve günahtan hoşlanıyorsa kendinde... ...Kaynak : kisiselbutunluk.blogcu.com Devamı

DOĞAN GÜNEŞ OLALIM

2015-06-08 01:46:00
DOĞAN GÜNEŞ OLALIM |  görsel 1

         Belki doğacak güneş, yeni güneşlerin doğmasına imkan tanıyabilir; yollarını aydınlatabilir, üşüyen sırtlarını ısıtabilir, gözlere ışıltıda olabilir. Yeni güne doğacaktır elbet güneş. Hiç olmayacağı kadar zorluklarıda kendisiyle getirecektir; hayat şartlları, gözyaşı, ayrılıklar, birliktelikler, hüzünler, sevinçler derken hayatımız olur. İşte güneş doğmadan biz bunları göremeyiz ya da yaşayamayız. Elimizdeki nasır tutmuş derimize dokunamayız belki de yağan yağmurun etrafa verdiği kokunun hangi bahçenin gül kokusuyla birleştiğini bilmeden yaşarız; güneş ertesi güne doğmadan biz eğer uyanırsak. Hadi uyan sende, güneş daha kuzeydeki dağlardan kendini göstermeden. Yarın sen güneşten önce doğmaya bak; bak sen de neler olacak Devamı

YAZARLIK AĞACI

2015-06-07 22:38:00

                                         YAZARLIK AĞACI *                              O Rab ki kalem ile yazmayı öğretti. (Alak Suresi/4) Yazmak, insan için bir devrim sayılabilir. Bazen içindeki dalgaları dindiremiyor, bazen de dolup ta dolan ve bir müddet sonra taşmak zorunda olan duygularının dizginlerinin elinde olmasıdır yazmak. Kalbin mesrur olması, artık içindeki aşk-u şevki yenememesi, her seferinde aynı duygu karşısında gözyaşlarını tutamaması bir müddet sonra insan için içinden çıkılmaz bir yol alır. Kalbi sıkıştığında sanki nefes ritimlerinde bozulma olduğunu kanıksamaya başlar ve sol yanındaki ağırlığı patlamaya başlayacak bir volkan gibi olacağını sezer. Ne yapsam ne etsem diye odanın o köşesinden bu köşesine volta ata ata düşünmeye başlar. ‘Her kötülüğün sonu, her yaşayan canlının ölümlü sonu’ olduğunu düşünerek kendi içindeki ruh haletinin de bir müddet sonra geçeceğini kanıksamaya başlar ama nasıl diye düşünmeye başlarken kendini masanın başında bulur. Eline kalemi almış bir vaziyette girişi nasıl yapacağını düşünür. İşte insan yazmaya başlayalı içindeki duyguları dizginlemesini bildi ve zamanla bu yazıları içindeki volkan lavlarını dışarıya akıtmasına neden olacak kadar ilerletmeye başladı. Peki burada şu soruyu sorayım diye düşündüm, sizden de destek alacağımı hissederekten tabi. Her yazan kişi yazar olabilir mi? Bu soruyu inanın şimdi bile kendime soruyorum. Be... Devamı